‘Günlük’ Kategorisi için Arşiv

h1

“dilemma” dedikleri bu olsa gerek!

23 Şubat, 2009

Aylardır beni motive eden bir proje var aklımda. Bu fikri ilk ortaya attığımda “malesef hala kurtulamadığım! :) “  2 arkadaşımı ikna edememiştim. Daha sonra ısrarlarım ve biraz araştırıp Türkiye’ de hala yapılmamış olmasından dolayı ikna oldular. Fakat elimizde yatırım yapacak bir bütçemiz yoktu. Bunun için projeye katkısı olabilecek arkadaşlarımıza teklif götürdük. Amacımız insan kaynaklarına para ayırmaktansa bu arkadaşlarımızla kendi yağımızda kavrulacak ve gerekecek meblaları(faturaları) hep beraber üstlenecektik. Bu grup kurulduktan 2-3 hafta sonra yürümeyeceğini farketmiştim ama kimseye bunun hakkında birşey söylemedim. Aradan bir iki ay geçtikten sonra böyle devam etmenin imkansızlığını da gözetip projenin çıkış noktasındaki 3 arkadaş olarak yola devam etme kararı aldık. Olmaması gereken birşeydi ama olmak zorundaydı. Neyse tam projeye tam odaklanalım derken ve yalnızca 1 ayımız kalmışken projenin benzerinin piyasadaki sözü geçen bir firma tarafından başlanmış olduğunu farkettim. Aylardır üzerinde düşündüğümüz projenin hakkında belki de fazla sesli olarak konuşmaya başlamanın sonucuydu bu! Ben hala aynısı olduğu kanısında değilim. Yalnız diğer arkadaşlarımın projeyi yarıda kesmemiz gerektiği nidalarını daha onlarla ayrıntılı bir şekilde konuşmadan işitir gibiyim. Şimdi kendime soracak güzel birkaç sorum var: O kadar üzerinde düşündüğümüz, kafa yorduğumuz, düşündükçe başardığımız günün hayalini kurup heyecanlandığımız bu “delisaçması” için başarısız da olsa denemeye değmez mi? Kariyerimiz konusunda iyi bir adım olacak bu proje için diğerine meydan okumak yerine hiçbirşey olmamış gibi mi davranmalıyız? Daha yeni yeni inovasyon üzerine düşünmemize rağmen bulduğumuz 5-6 projenin bilişim sektörünün önde gelenleri tarafından yapılıyor olması bize cesaret vermeye değmez mi? Sosyal siteler liginde Orkut, MySpace vb güçlü siteler varken Marc Zuckerberg kuyruğunu kıstırıp monoton yaşamına devam mı etti yoksa geçen hafta itibariyle 180 milyonu bulan üye sayısıyla zirvede gezinen “Facebook” umu hayata geçirdi? Ya Çağlar Erol da cember.net i oluştururken aldığı “Bu format zaten var vs.” (Bakınız! Özellikle Girişim paragrafına) eleştirilerini kulak arkası etmeseydi Xing’ in cember.net i satın almak için vereceği 3 milyon $ dan mahrum kalmazmıydı?

Bir süredir online ve basılı metaryallerde ilgimi çeken “Yönetici ve Lider arasındaki farklar” konusunda örnek aldığım bir arkadaşım vardı. Bu konunun önemini şimdi farkediyorum; yönetici her zaman vermesi gereken belli, monoton, kitaplarda yazan klişeleşmiş kararları alırken, lider inisiyatif alma konusunda cesur, zor durumlarda beklenmeyen kararları verebilen, gerektiğinde kitapları bir kenara koyup inançları doğrultusunda hareket edebilen kişiymiş. (Bakınız!) Şimdi doğru kişiyi mi örnek aldığımı soruyorum kendi kendime.

h1

04.08.2008

6 Ağustos, 2008

Haftanın ilk günü olmasına rağmen gayet istekli geldim şirkete (servisi kaçırmamak için koşmamı saymazsak).  Şirkete gelir gelmez Yusuf Bey ve Yuled Bey den SAP konusunda röportaj veya toplantı tarzında bir görüşme talep ettim. Sağolsunlar beni kırmadılar, muhtemelen önümüzdeki hafta 1-2 saatlik bir toplantı yapacağız bu konuda. Ardından Değer Bey ile görüşüp başlayamadığımız ve artık başlasakta bizim yeterince faydalanamayacağız eğitimlere stajdan sonra da katılabilme durumumuzu sordum. Olumlu baktı ama tabiki zamanı gelince bunu konuşmak daha iyi olacaktır. Malumunuz şartlar her an değişebiliyor. Yasin Bey in Fethiye den yeni gelmiş olmasına aldırmadan hemen onun da başının etini yedim tabii. Ondan da server kurulumu istedim, kırmadı saolsun pazartesi gibi şevki gelince onu da yapacağız. Öğle vakti Özer Abi ve eylül le yemeğe çıktık. Yemekten sonra sıra çay faslındaydı ve Özer Abi biraz derin konulara girdi. Gayet güzel ve faydalı bir sohbet oldu. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadık /*2 saat yemek arası mı olur? :D */ Şirkete gelince de Turgut Bey le bir laptopa zaman harcadık. Gelelim akşam playstation maçımıza.. Şu ana kadar oynadığımız 50 den fazla müsabakada bizi yenemeyip cuma günü yenince havalara giren ahmet ve ömer le birlikte yine ps oynamaya gittik. Bir maç sonucu 11-0 biterse kafanıza ps nin kolunu yersiniz tabii :D Eve giderken hiç sesleri çıkmadı hehehh..

h1

28-01/07/2008

5 Ağustos, 2008

Bu ara şirketteki işlerin biraz yoğun olmasından dolayı birşeyler karalayamadım. /*tembellik problemini saymazsak*/ Geçen haftayı şöyle bir özet geçmek gerekirse ;

Pzt : Adidas projesi kapsamında şevki ile birlikte Reebok mağazasına gittik. Üst kısımlardan izin çıkmaması sebebiyle o gün hiçbir şey yapamadan saat 4 gibi döndük. Sonra da birkaç ghost atma işlemi..

Salı : Adidas projesi diye şirketten çıktık, dışarıda boğulma tehlikesi geçirdik :) .

Çarş : Pzt i izin alamadığımız mağazaya gidip gerekli işlemleri yaptık. Döndüğümüzde de birkaç ufak tefek iş ve Adidas merkeze yürümemizden dolayı eve emekleyerek gittik.

Perş : Adidas projesinin bize düşen kısmı kısmen bitti. Stajın sonlarına gelmemizden dolayı isteğimiz arttı ve birşeyler öğrenmek için yöneticilerimizi ve specialistleri daha fazla sıkıştırmaya başladık. Akşam eve geldikten sonra çok yorgun olmama rağmen özgürlük parkında enerjim bitene kadar spor yaptım. Sonra ordan meşhur playstation müsabakamızı ( emre, sinan ) -( ahmet, ömer ) yaptık. Beni yorgun yakaladılar ve şu ana kadar yaptığımız 50 den fazla turnuvada ilk mağlubiyetimizi aldık :( Tabiki her saat başı mesaj, msn ve çeşitli yollarla bunu yüzümüze vurdular. Bu arada yenilgiden sonra playstation dünyasına nagihan ıda kazandırdım galiba. Bana “yuhh bu ne ps aşkı” diye diye kendi de bu illete düşmek üzereymiş :) Önümüzdeki günlerde karşımıza yeni rakipler çıkıcak gibi geliyor bana..

cuma : Ahmet sabahın erken saatlerinden ititbaren “nası yendik ama” mesajlarını çekmeye başladı. Öğlene kadar yığılmış rss lerimi eritip birşeylere sinir olduk şevkiyle. Öğleden sonra Turgut Bey in talimatıyla G2 türü bir Compaq server ın içini açıp biraz kurcaladık. Daha sonra Turgut Bey bizzat gelip server ın parçalarını ve işleyiş prensiplerini anlattı. Kurulumunuda yapmayı çok isterdik ama bazı nedenlerden dolaı haftaya kalması gerekiyormuş. (Turgut Bey e bizlere staj boyunca birşeyler öğretme isteğinden dolayı çok teşekkür ediyoruz). Eylül ün yokluğunda çok rahattık, akşam geleceğini öğrenince çok üzüldük :P . Akşam geleneksel happy hour vardı. Özer abi yine Dj lik görevini üstlendi. Eylül de nasıl oldu anlamadım ama happyhour a yetişti. Şevki yi sorarsanız happy hour sırasında kurupasta ve kuruyemiş bölümünün önünden hiç ayrılmadı. Bu etkinliğin bir güzel yanı çalışanlarla daha samimi sohbet etme imkanı bulduk. Akşam TBDGenc toplantısına katıldım. Son zamanlardaki en zevkli toplantılardandı. Gayet güzel fikirler çıktı. Müge nin İngiltere ye gidecek olmasından bir pasta da orda kestik :) Ve toplantının süpriz konuğu liseden beri kurtulamadığım arkadaşım Serhat da ordaydı. Umarım bundan sonra daha sık katılır toplantılarımıza .

pazar : Bu seneki yoğun tempodan kaynaklanan bir sıkıntı var içimde ve bunu haftasonları gezerek üzerimden atmaya çalışıyorum. Sinan, Ahmet ve ömer le birlikte karaköy, istiklal, beşiktaş, üsküdar, fethipaşa korusunu gezdik. Fethipaşanın yokuşunu çıkarken baya kulağım çınladı :S

h1

25.07.2008

31 Temmuz, 2008

Her ne kadar fazla bir iş yapmasamda BP görevim iyi geçti diyebilirim. Öncelikle ortama geç ısınmamdan dolayı biraz arka planda kaldığımı kabul ediyorum fakat son 2 – 3 günü iyi geçirdiğimi söylemeliyim. Ayrıca başka bir iş ortamını ve disipliner yapıyı görmüş ve içinde bulunmuş oldum. Hakan Gürtın ve Mesut Türkyılmaz gibi profesyonellerle BP de çalışmış olmak benim için büyük bir şanstı. BP görevim süresince ingilizcenin önemini bir kez daha kavradım. Almayı istediğim sertifikaları daha çok istemem gerektiğini farkettim. BP nin server sistemini kabaca görmüş oldum vs vs. Bu blogu okumadığını zannettiğim Hakan ve Mesut Bey e bana yakın ilgilerinden dolayı çok teşekkür ederim. Bu arada son gün yaptığım sakarlığında haddi hesabı yoktu :D

h1

23.07.2008

24 Temmuz, 2008

Birkaç gündür birkaç kelime karalamamın sebebi doğruyu söylemek gerekirse elle tutulur birşeyler yapmamaktı. Sabahları server larla ilgilenmem yarım saatimi alıyor. Bundan sonra yapacak fazla birşey yok. Sorun çıkarsa müdahale etmeye çalışıyoruz. Dün Hakan Bey ve Mesut Bey le konuşmam sırasında beynimdeki ve belki de geleceğimdeki karanlık odanın yavaş yavaş aralanmaya başladığını farkettim. Üniversite bitmeden sertifika almak istediğimden bahsettim( mcse – ccna ). Bu fikrimi beğeniğ desteklediler fakat ortada bir sorun vardı ; bu kadar it bilgisi olan ve akıcı ingilizce konuşan 2 kişinin nasıl olurda mcse sertifikalarını tamamlayamadıkları halde benim yapabilceğimi söylerler? Cevabı basit ; paper mcse! Bu ünvanı taktıkları kişiler ehliyet sınavlarında olduğu geçen senenin sorularına çalışıp hatta ezberleyip sertifikayı alanlar. Kısaca amacımın sadece sertifika almak değil bunun hakkını vermem gerektiğinden bahsettiler. Piyasa genel olarak paper mcse lerle dolu olduğundan altyapısını kuvvetlendirmiş, piyasa tecrübei bulunan mcse uzmanlarının değerlerini katladıklarını artık billiyorum. Amacım 2 sertikayı alabilmek fakat önceliği hangisinin olacağına karar verebilmiş değilim. S&T ye geri döndükten sonra konunun uzmanlarıyla bu düşüncelerimi enine boyuna konuşmak istiyorum. Stajımın bittiğinde bu tercih sırasına karar vermiş olacağımı zannediyorum. Mesut Bey e beni kırmayıp serverlar üzerinde bana çalışma prensiplerinden bahsettiği için teşekkür ederim. Hakan Bey e de ayrı bir parantez açmak gerekir ki bana birşeyler kazandırmaya çalıştığını biliyorum ; çok içten ve iyi bir IT uzmanı. Umarım hakkettiği basamaklara daha çabuk tırmanır. Yarın şevki gelicekmiş BP ye ve görevimi teslim edicem ona. Bir kurtulamadım gitti, her yere peşimden geliyor :S

h1

18.07.2008

22 Temmuz, 2008

Şirkete ekstra bir iş yüzünden geç geldim. Erdal Bey in beni BP de görevlendirdiğini öğrendiğimde sevindim ama biraz da burukluk yok deildi. Yanımda şevki, eylül, özer abi yuled bey veya deger bey olmayınca sıkılacağımı biliyordum. Bp ye vardığımda 1 civarıydı. Mesut bey ve anıl bana görevimden bahsettiler. Anıl tatile çıkıyordu ve onun yerine gelmiştim. Görevimi ayrıntılı öğrendiğimde zor bir tarafı olmadığını farkettim ama hata kabul etmez bir iş malesef :S Hehehh bu arada aksam 5 te mesaim bitiyor. Arkamdan fazlalıktı zaten diye bloglarında yazanlara duyurulur :D

h1

17.07.2008

18 Temmuz, 2008

Adidas projesinde benim yerimi ibrahim in almasıyla bugün doğrudan şirkete geldim. eylül ün sınavnın olması, şevki ve ibrahim in de adidas projesi kapsamında kozyatağı adidas ta olması stajer statüsünde bir beni bırakmıştı koskoca şirkette. Aslında biraz korkmuştum bütün angarya işler bana kalıcak bgün diye ama nerden bilebilirdim angarya diye tabir ettiğimiz işleri bile özleyeceğimi. Şirkette tenhalık bununlada sınırlı değildi koskoca şirkette olan çalışanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu. Öğlen Turgut Bey in hazırlan birazdan OMV ye gidicez demesiyle “ohh be” dedim açıkçası. Account manager Yener Bey ve Network specialist i Turgut Bey le  birlikte adını hatırlayamadığım plazaya vardık. OMV den içeri girer girmez bir karmaşa hello lar havalarda uçuşuyor fln :) neyse en azından anlaşmayı başardık. Peter ve Alyojah bize omv nin kullandığı sistemi ve nasıl kullanıcalğından bahsetti. Birkaç testle omv macerasını bitirip şirkete döndük. Pek yapmam ama biraz kaytarıyım düşüncesiyle profiloya geçip biraz zaman öldürdüm sonrası servis ve ev. Birkaç firmada staj yapmıştım ama bugünkü kadar hiçbir yerde verim alabildiğimi sanmıyorum. Bunun sebebi programın anlatan ve bizimle ilgilenen alyojah tı . Hem intranet vs durumlarını uygulamalı öğrenip hem de ingilizcemin kötü seviyede olmadığını farkettim. Konuşulanları anladım, sorulara ve isteklere cevap verebildim. Kısacası ben bu işi sevmeye başladım :D

h1

16.07.2008

17 Temmuz, 2008

Birkaç gündür yoğun tempoda çalışmam sebebiyle elim değmedi birşeyler karalamaya. Üzülüyorum yazamadığım günlere çünkü ben bu blog u sadece birşeyler karalamak için değil stajım bittiğinde ve daha ileriki bir zamanda arkama dönüp baktığımda neler yaptığımı, hangi konularda başarılı, hangi konularda başarısız olduğumu görebilmek ve bunu yaparkende siz arkadaşlarıma biraz olsun yardımımın dokunabilmesi gayesiyle açtım. Aslında değinmek istediğim birçok nokta var ama şu anda değinebildiğim kadarıyla yetineceğim. Öncelikle cuma günü özel&özel adındaki avukatlık firmasında fiziksel olarak server ve server kabini kurulumu benim için çok güzel bir deneyimdi. Güneş ve Turgut Bey e bu konuda minnettarım özellikle Turgut Bey in bize network konusunda elinden geldiğince yardım etmesi onun için önemlimidir bilmem ama bizlerin gözünde başka bir yere gelmesini sağlıyor. Cumartesi- pazar yazmaya değer hiçbir şey yapmadım. Pazartesi S&T nin Adidas Merkez IT Departmanıyla olan anlaşmasından dolayı Yasin Abi ve Şevki ile birlikte Adidas a gittik. Bizlere güzel bir deneyim ve itibar kazandırsa da sabah 10 dan öğlen 3-4 e kadar orda uğraşıyoruz ve bu da neredeyse bütün günümüzün orda geçmesi demek :S Salı günü de pazartesinin kopyası şeklinde geçti. Çarşamba günü Adidas tan döndüğümüzde 3 civarıydı. Özer Abi ile birkeç fotoğraf çekildikten sonra biraz google reader la ilgilendim. IT sektörünü yakından takip etmek isteyenlerin ellerinde “rss” denen bir web 2.0 icadı var ve bunu esgeçmemek gerekir. Saat 5 gibi Değer Bey, Yener Bey, Yasin Bey, Şevki ve İbrahim ile devam eden Adidas projesi hakkından bir toplantı yaptık. Aslen Almanya doğumlu olan Yener Bey in Türkçesi biraz bozuk ama bir insan bu kadar mı hayat dolu olabilir ? Neyse Adidas konusunu bitirdikten sonra Yasin Bey toplantıdan ayrıldı. Network spercialisti Değer Bey ve Yener Bey bizlere stajla ilgili sorunlarımızdan, ilerideki seçimlerimizden ve stajların kişisel ve şirketsel yararlarından bahsetti. Sanırım Değer Bey i bu tavsiyeler konusunda daha çoook rahatsız edicez. Bunları konuşurken Değer Bey in bir Counter Strike gurusu olduğunuda öğrendik:) Bu toplantıdan çıkan son güzel haber ise şirket içi eğitimlerin birkaç güne kadar başlayacak olmasıydı. Eğer zamanım olursa eğitim notlarımıda bu blogda paylaşmak istiyorum. Eğitimlerin akşam saatlerinde yapılacak olması bizim boş zamanımızı ortadan kaldıracak ama buna değeceğine eminim. Saat 6 gibi toplantı devam ederken Solution Menager olan , aynı liseden mezun olduğumuz ve bizim için en büyük örnek ve hedef olan Yuled Bey kapıyı çalıp içeri girdi. ” – işkence bittiyse arkadaşları bırakın servise geç kalıcaklar ! ” deyip bizi içerden çekti çıkardı :) Tabi çıkarken Değer Bey den gelecek ve seçimlerimiz hakkında bir toplantı sözü almayı da unutmadım. Serviste biraz Şevki ile sohbet ettikten sonra Yuled Bey ile bilgisayar sekterü ve gelecek hakkında konuşmaya başladık. Bu sohbeti ayrı bir başlıkta ele almak istiyorum çünkü Yuled Bey in tezini bir örnek ve istatistikte göstermem gerekir ve şu anda elimde Fireworks olmadığından en yakın zamanda demekle yetiniyorum.

- Eylül e financial account sınavında başarılar her ne kadar çalışmamış olsa da !:D

- DGS sınavı iyi geçen Abdullah ve Kezban a çok sevindim. Umarım istedikleri ve hakettikleri yerlere gelirler.

- Samet in moralinin bu aralar çok iyi olmadığının farkındayım. Fazla birşey söyleyemem çünkü aşk acısı çektiği aşikar. Kendi tercihin sametcim ne olursa olsun biz daima senin arkandayız ; her ne kadar odun da olsan ! :)

- Şevki mesaj çekmeyi azaltınca duyumlarıma göre avea artık kar etmeye başlamış :) Şaka bir yana 20 günde 1670 mesaj çekilirmi yahu ? İnşallah sonun ” Dohtor Bey bu çocuk mesaj komasına girmiş uygun kontör bulamazsak yakın zamanda helvasını yeriz ” şeklinde olmaz şevkicim !

- Dağıstan la olan görüşmemde 1-1,5 ay sonrasında birkaç proje geliştirip bunları gerçekleştirmek konusunda anlaştık.Umarım bu projelere katılmaları zorunlu olacak dağıstan, şevki, samet ve benim için verimli geçer bu süreç. Hayırlısı..

h1

08.07.2008

8 Temmuz, 2008

Dün anlatılmaya değer yaptığım tek şeyin arkadaşlarla multi PS oynadığımdan başlık kalabalığı olmaması açısından blog yazmadım. Bugün şevki nin servisi kaçırmasıyla uyuya uyuya geldim şirkete. Burda da internette boş boş gezmekten başka fazla birşey yapmadık. Eylül de okul servisini kaçırmasıyla stajerler tam kadro boş boş internette gezinmeye hazırdık. Öğlen yusuf abi (bey dememi kendisi istemedi :) ) özer abi , eylül ve şevki ile yemeğe çıktık. TV deki komedi şovu her ne kadar ilgimizi çekip arada ortamdan kopmamızı neden olduysa da güzel bir yemek oldu. Yusuf abi ile Özer bey bize ilginç tavsiyeler verdi ( BT ciden eş olmaz vs vs. ). Yemekten sonra biraz dış kapının önünde oturduk. Özer çıkardığı olaylardan  bahsetti :) Bizde kendimizi yaramaz sanıyoduk , onun yanında süt dökmüş kediye döndük! . Sonrası biraz koçtaş biraz işbankası :S Bu arada söz veriyorum şevkiye bir daha telefonda saatte 5000 mesaj çektiği için laf söylemicem , umarım parmakların mesaj çekmekten nasır tutar ! ( Bu arada arkasından konuşurum tabiki sadece yüzüne söylemicem :D )

h1

06.07.2008

7 Temmuz, 2008

Gece geç yatmama rağmen alışkanlıktan olsa gerek 9 da kalktım. Keyifsiz olduğum günlerde olduğu gibi kahvaltı yapmadan kendimi dışarı attım. Ahmet’i Kadıköy’e inmek için kandırmaz zor olmadı. Bir milkshake ısmarlarım dedim , ben varım dedi :) Kadıköy biraz fazla tenha ve sessiz gibiydi. Bunun sebebini sahile inince anladık “yine bir miting !”. Kalabalığın yanından geçerken bir tezahürat bizim gülmekten kırılmamıza yetti ; yaşlı bir kadın ‘ çimlere basma tayyip, çimleri eziyorsuuun , kusura bakma tayyip – sen t*pa benziyorsunnn ‘ . Ciddi sayılabilecek bir mitingde bunu duymak , o mitingin destekçileri için utanç verici bir durum olsa gerek. Ardından carrefour a geçip bir kutu dvd alıp çıktık. Eve döndüğümüzde diğer arkadaşlarda bizi bekliyormuş. Pazar gününün bir playstation maçı yapmadan zevki çıkar mı?  Tabiki hayır! Gerçi rakipi her seferinde gole boğa boğa direnmeyi öğrenmişler. Çekişmeli geçen maçlarda herzaman ki gibi sevinen taraf bizdik :D Akşam eve dönüp biraz bilgisayarın optimizasyonuyla ilgilenmeye çalıştım ve koskoca bir günü böyle harcadım.

NOT : – uzun zamandır takip edemediğim sanalkurs.net’ e birçok yeni ders eklenmiş.

- Harry Kewell imzayı atmış ; şampiyon yine belli..